Lacan “İnsanın suçlu olabileceği tek şey, kendi arzusundan geri adım atmasıdır” dediğinde, insanın her isteğini hemen gerçekleştirmesi gerektiğini ya da arzusunu bencillik, sınırsızlık veya başkasına zarar vermek için bir gerekçeye dönüştürmesini kastetmez. Yedinci Seminer’de Lacan tam da “psikanalizin etiği”ni tartışır; bu etik, alışılmış ahlaktan farklıdır. Alışılmış ahlak çoğu zaman bize şunu sorar: Görevini yerine getirdin mi? Ortak iyiye uygun davrandın mı? Kabul edilebilir, uyumlu ve saygın biri oldun mu? Oysa Lacan daha zor bir soru ortaya koyar: Hayatının yolunda, bir yerde çıkar, korku, iyilik, huzur, uyum ya da başkalarının onayı adına, senin içsel yönünü gerçekten kuran şeyden geri adım attın mı? O, bu geri çekilişi bir tür kendine ihanet olarak görür; her zaman açık ve utanç verici olmayan, kimi zaman son derece saygın ve hatta ahlaki görünen bir ihanet. Bu yüzden Lacan’a göre arzudan geri çekilme çoğu kez bir ihanet yapısıyla birlikte işler: Kişi ya kendi yoluna ihanet eder ya da başkasının ihanetine katlanır ve “iyi” adına kendi konumundan vazgeçer.
Bu anlamda Lacan’da “arzu”, geçici bir heves ya da basit bir istek anlamına gelmez; arzu, kişinin hayatına yön veren şeydir, kişi onu henüz bütünüyle açık ve sade biçimde dile getiremese bile. Bir insan düzenli, başarılı ve dışarıdan bakıldığında saygın bir hayat sürdürebilir; ama derininde, bir şeyi elden çıkarmış olduğunu hissedebilir: Ona canlılık, yön duygusu ve kendi hakikatiyle ilişki veren bir şeyi. Lacan gündelik hayatın, iyiliklerin, sorumlulukların ve toplumsal uyumların değersiz olduğunu söylemez; yalnızca şuna dikkat çeker: Kişi bütünüyle “iyiliklerin hizmetine” döndüğünde, ama kendisine yön veren içsel gücü kaybettiğinde, hayatı devam edebilir; fakat artık içeriden yönlendirilmez. Bu yüzden Lacan seminerin sonunda, psikanaliz açısından tek gerçek suçun, kişinin kendi arzusu karşısında geri adım atması olduğunu söyler; yani hayatının yalnızca sürüp gitmediği, aynı zamanda kendisine ait bir anlam kazandığı noktadan uzaklaşması.
Çağrışım | Psikanalitik Bakışlar
